Mutlu ölüm var mıdır bilmem, ancak tanıdığım tüm gezegenlerde insanlar en sonunda ölüyorlardı. Hal böyle olunca ölümün yeterince trajik olmasından sanırım mutluymuş, mutsuzmuş pek önemsemedim bunca zaman. Kutsal topraklar denilen Ortadoğu'da bir zamanlar insanlar hiç ölmeden yaşarlar mıydı onu da bilmiyorum. Garip bir galaksi bizimkisi işte. Hoş, karşılaştırma yapabileceğimiz anılarımızın olduğu bir başka galaksi de yok ya. Renklerimiz, kokularımız, tatlarımız var. Adına dünya dediğimiz bir gezegenimiz, bizi çevreleyen bir güneş sistemimiz var. Her ne olursa olsun bildiğimiz bir başka dünya yok. Belki başkaları da var evrende bizimle aynı tenlerde ancak bilmiyoruz, duymuyoruz ve görmüyoruz. Hatta belki aynı galaksideyiz, aynı sistemde olmasak bile. Onların gezegenlerinin en üstün varlıklarını başka bir son mu bekliyor bilmiyoruz.
"Maybe this world is another planet's hell" demiş Aldous Huxley. Türkçe meali: belki bu dünya bir başka gezegenin cehennemi. Öyle ya yaratıcı tarafından gönderilmiş tüm kutsal kitaplarda cennet ve cehennemden bahsedilir. İnsanlık tarihi boyunca kavimleri birbirine düşürmüş, hiçbir zaman barış içinde olmamış kutsal topraklardan da bahsedilir yanısıra. Güç savaşı palazlanır, alevlenir ama hiç korlanmaz. Ama ben ne diyordum bir dakika: Eğer başka dünyalar da varsa onların da kutsal kitapları olmalı ve onlara da cennet ve cehennemden bahsedilmiş olmalı. Ya cennet ve cehenneme de kutsal kitapların birer nüshası gönderiliyorsa ve isteniliyorsa ki cennettekiler orayı nasıl hak ettiklerini hiç unutmasınlar, hep okuyup hatırlasınlar. Peşisıra cehennemdekiler hala neden orada olduklarını ve oranın cehennem olduğunu bilmeksizin, hala sınandıklarını sansınlar ve halihazırda dünya dedikleri cehennemlerinde cezalandırılırken bir de kaybemiş olmanın ve herşeyin bitmiş olmasının tarifsiz hüznüyle, acısıyla daha da fazla sarsılmasınlar. Çünkü onlar hala tüm biyolojisi, tüm fizyolojisi, tüm psikolojisiyle ve en tüm anatomisiyle ve "Bir daha asla..." ile başlayan cümlelerin gazabıyla ve umutsuzlukla sınanamayacak kadar insan olsalar ve cehennem dahi onlardan bu merhameti esirgemese. O insan dünya dediği yerde bir başkasına aynı merhameti göstermese bile.
Dikkat! Bu dünyanın ya da bilmediğimiz bir başka gezegenin cehenneminin sayın yolcuları burada aşık olmak üzereseniz! Dikkat! Buraya bağlanmak üzeresiniz! Dikkat! Mutlu olmak, hüzünle dolmak, acıyla kıvranmak üzeresiniz! Dikkat! Türlü hastalıklarla boğuşmak, o hastalıklara rağmen hayata sıkı sıkı tutunmak ama bazen de vazgeçmek üzeresiniz! Dikkat! Gülmek, ağlamak, acıkmak, tuvaleti gelmek üzeresiniz! Dikkat! Yalnız kalmak, kalabalıklarla dolup taşmak, bazen dost bazen düşman olmak üzeresiniz! Dikkat! Çocuk olmak, hep çocuk kalmak istemek ama yaşlanmak üzeresiniz! Dikkat! Bu cehennemi boydan boya gezmek bazen de tek bir yerinde sıkışıp kalmak üzeresiniz! Dikkat! Sevmek ve nefret etmek üzeresiniz! Dikkat! Bir yerlerde birilerini ölümüne sessiz kalmak ve hatta bazen birilerini öldürmek üzeresiniz! Dikkat! Dünyada ölmek üzeresiniz!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder